Yolları müzikle kesişen ikili: Manitas

Manitas-1

Defne Angın ve Selin Dumlugöl arkadaşlıklarını müzikle besleyip büyüterek Manitas’ı kurdular. Farklı tarzları ve sound’larıyla ilgi çeken grup ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Defne Angın ve Selin Dumlugöl’ün bir araya gelmesiyle oluşan MAnitas ikilisi, iyi bir arkadaşlığa müziği ekleyerek üretmeye başladı. 2014 yılında tanışan 2019 yılında da ‘Manitas’ı kuran iki arkadaş kendileri için “Defne Angın bu duonun beynidir ve Selin Dumlugöl kalbidir” tanımlamasını yapıyor. Biz de Manitas’ı daha yakından tanımak için gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi sizinle paylaşıyoruz.

Kariyerleriniz birbirinden farklı olarak başladı sanıyorum. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Birbirinden farklı, ama aslında aynı yerde kesiştik bir şekilde… Biz her şeyden önce çok iyi dostuz. Birbirimizi hep güzel şeyler için gazladık, en son durum buraya kadar geldi. Şu an dostluğumuzun nişanesi olan müziği yapıyoruz bu bizim için çok büyük bir zevk ve fazlasıyla özel.

Bir araya gelip müzik yapmaya nasıl başladınız?

Tanıştığımız günden beri beraber şarkı söylüyoruz. Sonra birer tane ukulele edindik, parçalar yapmaya başladık. Bir araya geldiğimizde birbirimize mini konserler verirdik. Sonra işler içimizde büyümeye başladı ve her geçen gün müziğe ilgimiz arttı. Şimdi çok güzel mini bir stüdyomuz var.

Adınız neden ‘Manitas’?

Duomuzun adını çok uzun süre düşündük ve çok komik şeyler geldi aklımıza. Ama oluru yoktu asla. Biraz araya zaman girince hem duyum olarak hem de söylemesi tatlı olan canımız ismimiz “Manitas’ı” bulduk. “Roma” filminden kulak aşinalığı ile kendimize yakıştırdık diyebiliriz.

Şarkılarınızda 70’lerin havası var ama bir o kadar da günümüze ait gibi. Müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Bu projelerle ilgili neler yaptınız?

Özellikle “Aşk Meselesi” için biz de öyle düşünüyoruz. Hatta şarkımızı düzenleyen Tunç Çakır bize ilk halini dinlettiğinde inanılmaz hissetmiştik hem 70’ler Türkçe pop Ajda Pekkan gibiydi hem de o zamanların disco müziğinden halliceydi. Bu durum bizim hoşumuza gitti. Müziğimizi aslında tanımlamak ve bir kalıbın içine koymak istemiyoruz ama elektronik öğeler barındıran pop tarzı müzik yapıyoruz. Ve bundan sonraki şarkılarımız hangi türe girer kestiremiyoruz.

Beraber yaratıcı bir süreçte olmak insanlar için büyük bir sınav olabiliyor. Sizin ilişkiniz nasıl? Birbirinizi nasıl tanımlarsınız?

Kesinlikle çok büyük bir sınav ve deneyim olarak nitelendirebiliriz. Evet arkadaşız ama iş arkadaşlığı başka bir şey. Birbirimizi daha iyi tanıyoruz, yeri geliyor çok zorlanıyoruz, ama en çok da bundan inanılmaz bir keyif alıyoruz. İki beynin ve kalbin birleşimi bir iş yapıyoruz ve bazen çok başka şeyler hissedip bütünleşiyoruz ve ortaya bambaşka işler çıkartıyoruz. Ve tabii ki bu problemlerimizin üstesinden, canımız menajerimiz Selim Güler önderliğinde geliyoruz. Bu arada şu yadsınamaz gerçeği söylemek isteriz; biz iyi çalışma arkadaşlarıyız. Fazlasıyla uyumlu ve anlaşılır hallerdeyiz. Bu bizim en büyük şansımız. Uzun uzadıya birbirimizi tanımlamak yerine bizim de hep birbirimize söylediğimiz bir şeyden bahsedelim isteriz; Defne Angın bu duonun beynidir ve Selin Dumlugöl kalbidir.

İkinizde İzmirlisiniz. İlk klibinizi de Çeşme ve Urla taraflarında çektiniz. İzmir’e dair sevdiğiniz, özlediğiniz şeyler nelerdir?

Defne: 20 yıldır İzmir’de yaşıyorum, bir aitlik duygum var ve beni güvende hissettiriyor bunu çok seviyorum. İzmir’de olmadığımda da bu hissi, odamı ve arkadaşlarımı özlüyorum.

Selin: Ben bu soruya öncelikle ailem ve arkadaşlarımla başlamak istiyorum. İzmir’in en çok yemeklerini özlüyorum (kokoreç, midye, söğüş). Bostanlı’da yürümeyi ve İzmir’in yazını yani Çeşme’yi özlüyorum.

Pandemi gibi zor bir dönemde üretiyorsunuz. Bu durum etkileri ne oldu mu sizin için?

Biz pandemide oluşan bir duoyuz, o yüzden elimizde karşılaştırma yapabileceğimiz bir veri yok. Ama zoru seviyoruz, çözümler üretmeyi de. Ve bu boyutlarda olmasa da terslikler her zaman vardır. Bizce önemli olan, elimizden geleni yapmak ve gerektiğinde olsun diyebilmek.

Yeni projeleriniz var mı?

Tabii ki! Zaten sürekli bir üretim halindeyiz. Şartlar izin verirse nisanda yeni bir parçamızı yayınlamayı planlıyoruz. Bunun yanında sahne ve performans projelerimizi de her şey düzeldiğinde dinleyicimizle paylaşmak için sabırsızlıkla bekliyoruz!


Bir Cevap Yazın