Psikiyatrist – Psikoterapist Prof. Dr. Sultan Doğan: “Ülkemizde Basit Cinsel Anatomi ve Fizyoloji Bilgilerinin Çoğu Eksik ve Yanlış”

Cinsellik, ülkemizde ve dünyada hakkında az konuşulan konulardan biri olsa da en çok kafa yorulan, merak edilen ve bilimsel anlamda bilginin az olduğu bir konu… Tüm yanlış bilgileri doğrulayacak ve akıllardaki soruları cevaplandıracak olanlar ise yine işin uzmanları…. Yurt içinde ve yurt dışında aldığı eğitimlerle Cinsel Terapist ve Cinsel Terapi Eğitmeni olarak görev yapan Prof. Dr. Sultan Doğan ile çalışmaları hakkında konuştuk.

Prof. Dr. Sultan Doğan
Prof. Dr. Sultan Doğan

Sizi tanıyabilir miyiz? Çalışmalarınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezunum. “Diabetes Mellituslu Hastalarda Depresyon ve Cinsel İşlev Bozukluğunun Değerlendirilmesi” başlıklı uzmanlık teziyle “Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı” oldum. Akademik çalışmalarda bulunmak üzere gittiği ABD’de Florida Postgraduate Sex Therapy Training Institute’de terapi eğitimine kabul edilerek Cinsel Terapi Eğitimi aldım ve eğitim dönemi sonunda “Clinical Sexologist and Sex Therapist” olmaya hak kazandım. Ayrıca Florida International University’de düzenlenen Cinsellik Eğitimciliği Sertifika Programını bitirdim. Bu eğitimlerin bitirilmesi sonucu Society for Sex Therapy and Research üyesi oldum. Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalında kurucu öğretim üyesi olarak çalıştım. Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu’nda Yüksekokul Müdürlüğü ve Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim-Öğretim Komisyonu Üyeliği yaptım. Psikiyatri, Psikoloji ve Davranış Bilimleri dersleri verdim. Yunanistan’da Hellenic Republic Democritus University of Thrace Medical School‘da misafir öğretim üyesi olarak çalıştım ve cinsel işlev bozuklukları ve cinsel terapi dersleri verdim.

ABD’de aldığınız eğitimlerin ardından Klinik Seksolojist ve Seks Terapisti olmaya hak kazanmışsınız. Bu kapsamda yaptığınız çalışmalar neler?

Ulusal ve uluslararası dergilerde makale olarak yayımlanan pek çok bilimsel araştırma yaptım. “Birinci Basamakta Cinsel Tıp (Sexual Medicine in Primary Care)” kitabının çeviri editörüyüm. “Kadınlarda Cinsel Birleşmede Zorlanmalar ve Ağrı Bozuklukları: Vajinismus ve Disparoni” ve “Erken Boşalma (Prematür Ejakülasyon) Tanı ve Tedavi Rehberi” kitaplarının yazarıyım. Ayrıca ülkemizde pek çok üniversitede psikiyatri uzman ve asistanlarına cinsel terapi konusunda eğitim verdim.

DSC_0375

 Klinik Seksolojist ve Seks Terapisti ne iş yapar?

Bir çok bedensel rahatsızlık cinsel işlevleri etkilemektedir ve bunlara bağlı cinsel sorunlar görülmektedir. Klinik seksolojide bu bozuklukları incelemekteyiz. Önleme ve tedavi yöntemleri hakkında stratejiler geliştirmekteyiz. Ayrıca cinsel terapi tekniklerini kullanarak cinsel sorunları çözeriz. Özellikle vajinismus, cinsel isteksizlik, uyarılma ve orgazm bozukluğu, erken boşalma, sertleşme (ereksiyon) bozukluğu gibi durumlarda cinsel terapi ile tedavi yapmaktayız.

Türkiye’de genel cinsellik algısı nasıl? Ülkemizde seks konusundaki tabuların bu sorunlara sıkça yer açtığını söyleyebilir miyiz?

Ülkemizde cinsel bilgilenme konusunda ciddi açık var. Son derece basit cinsel anatomi ve fizyoloji bilgileri bile az bilinmektedir. Bilinenlerin çoğu eksik ve yanlıştır. Cinsel konularda bilgilenmek isteyen bireyler bu konudaki tabuları aşsalar bile ihtiyaç duydukları güvenilir-doğru cevaplara nereden ulaşacaklarını bilemezler. Tabular konunun sorgulanmasını da engeller ve cinsel sorunlar dört duvar arasında ya da insanların zihninde hapsolur. Giderek bir kısır döngü oluşur. Tabular kısmen soruna yol açabilir ama asıl önemlisi soruna çözüm bulunmasını zorlaştırabilir.

Çocuklarda cinsel kimlik farkındalığı ne zaman oluşuyor? Çocuklara cinsel eğitim vermeye hangi yaşlarda başlamalı?

Çocuklar 3 yaş civarında kendi cinsiyetlerinden emindir. Cinsel kimlik ve cinsel rol gelişimi ise daha erkenden başlar. Bu açıdan kritik dönem 1,5-3 yaş aralığıdır diyebiliriz. “Doktorculuk” ve “Evcilik” oynayarak kadın ve erkek vücutları arasındaki farklılıkları öğrenmek ise 3-4 yaş civarında olur. Çocuklarda cinsel eğitim pratikte çocukların bu konuda sorular sormasıyla başlar.

Özellikle medyada artan cinsel şiddete ilişkin haberler görüyoruz. Sizce bunun altında yatan nedenler neler?

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre cinsel şiddetin en önemli nedenlerinden biri kadın-erkek eşitsizliği sonucu kendini üstün gören tarafın, yani erkeğin, kadına ve çocuğa cinsel şiddet uygulama hakkını kendinde görmesidir. Bunun doğal karşılandığı veya etkin şekilde cezalandırılmadığı toplumlarda cinsel şiddet oranı artmaktadır. Toplumda erkek karısına veya sevgilisine şiddet uygulayabilir algısı varsa, bu durum hoşgörü ile karşılanıyorsa cinsel şiddetin de önü açılmış oluyor. Ayrıca şiddetin meşru sayıldığı çete benzeri yapılanmalar, aile-içi şiddet, antisosyal kişilik, çok partnerli ilişkiler, alkol-madde bağımlılığı, düşük eğitim seviyesi, çocuklukta cinsel ve fiziksel istismara maruz kalma cinsel şiddete eğilimi artırmaktadır.

DSC_0363

İnsanlar size en çok hangi sorunlarla başvuruyorlar? Neleri soruyorlar?

Sıklıkla kadınlar vajinismus ve cinsel isteksizlik, erkekler ise erken boşalma sorunlarıyla bize başvuruyorlar. Cinsel organlarının şekil ve büyüklüğünden tutun da pek çok cinsel eylem ve fantezi hakkında soru sorabiliyorlar.

Cinsel sorunların tedavisine hangi aşamada başlamalı?

Cinsel sorun farkedildiği anda çözüm arayışına gidilmeli. Ancak bazen geçici cinsel sorunlar olabilir. Bu durumda birkaç ay kendiliğinden düzelmesi beklenebilir.

Kliniğinizde başka hangi alanlarda tedavi ve danışmanlık veriyorsunuz?

Depresyon, panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, şizofreni, kişilik bozuklukları, fobi, stres ve zorlayıcı durumlarla başetme, iletişim sorunları, özgüven sorunları, dikkat eksikliği, sınav kaygısı ve sınav başarısı, bellek bozuklukları, bağımlılık ve psikososyal travmaları sayabilirim. Bireysel terapi yanında, çift terapisi ve aile terapisi de yapmaktayım.

Panik Atak hakkında neler söylersiniz?

Panik bozukluğu olan kişilerde, kendiliğinden ve beklenmedik biçimde ortaya çıkan tekrarlayıcı panik ataklar ve tekrar atak geçirme kaygısı vardır. Çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, uyuşma, karıncalanma, sık idrara çıkma, bulanık görme, halsizlik, üşüme veya sıcak basması gibi bedensel belirtilerin birkaçı panik atak sırasında görülebilir. Atak sırasında hastalarımız ileri derecede endişeli ve telaşlı görünür. Şiddetli bir korku hali içindedirler. Korku, ölüm korkusu, aklını yitirme ya da kontrolü kaybetme korkusu şeklinde olabilir. Hastalarımız, bir kez panik atak geçirdikten sonra yeniden atak geçireceğine dair korkular yaşarlar. Nöbetlerin süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 5-10 dakika sürer. Bazen birkaç saate kadar uzayabilir. Çoğunlukla kalp krizi ya da beyin kanaması geçirdiklerini zannederek acil servislere başvururlar.

Eğer panik ataklar, alışveriş merkezi, pazar yeri, otobüs, sinema gibi kalabalık yerlerde ortaya çıkıyorsa hastalarımız panik atak geçirmemek için bu tür yerlerden kaçınırlar. Hatta bazıları panik atak yaşayacağı endişesi ile uzun süre evden çıkmayabilir. Bazı hastalarımız ise ilaçlarını, doktorlarının telefonlarını nereye giderlerse gitsinler yanlarında bulundurur ve bunun kendilerine bir güvence olduğunu, yalnız ve yardımsız kalma korkusuna iyi geldiğini söylerler. Panik bozukluğu hem ilaçlarla hem de çeşitli terapi yöntemleri ile tedavi edilebilir.

Artık herkeste internet bağımlılığı olduğunu söylemek mümkün. Bu bağımlılıktan kurtulmanın yolu nedir sizce?

İnternet bağımlılığı interneti fazla kullanma isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında şiddetli sinirlilik hali ve saldırganlık olması ile karakterizedir. Giderek kişinin iş, okul, sosyal ve ailevi hayatı bozulabilir. İnternet bağımlılığı bireyin sosyalleşme ihtiyacı ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle sosyal ilişkilerin yüz yüze yaşandığı etkinliklerin öncelik kazanması basit bir çözüm olabilir. Kişiler ilgi alanları doğrultusunda grup halinde iletişim gerektiren sanat ve spor etkinliklerine yönelmelidir.

İletişim: 0544 405 92 21 – 0232 415 44 05

Web: www.drsultandogan.com

Twitter: @drsultandogan

Facebook: @drsultandogan

Instagram: @prof.sr.sultandogan

Adres: Kültür Mahallesi Meksika Sk. Yayla Apt. No: 3 B Blok Kat :2 Daire. 4 Alsancak – İzmir


Bir Cevap Yazın