OP. DR. ÇAĞHAN BAYTEKİN

Günümüzde çok geniş bir yelpazeyi içeren Plastik-Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalar yürüten Op. Dr. Çağhan Baytekin ile keyifli bir röportaj yaptık. Op. Dr. Baytekin kendisine yönelttiğimiz soruları içtenlikle yanıtladı…

Sizi tanıyabilir miyiz?

1973 Eskişehir doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra İzmir 9 Eylül Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim dalında, Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi uzmanlığımı tamamladım. 14 yıldır Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi uzmanı olarak Türkiye’ nin ileri gelen eğitim ve sağlık kuruluşlarında görev aldım. Bunların arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Acıbadem Kocaeli Hastanesi, Özel Kent Hastanesi ve Özel Ege Sağlık Hastanesini sayabilirim. 7 yıldır özel muayenehanemde hasta bakıyorum.

3

Çok geniş kapsamlı bir kliniğiniz var, ‘Clinic Baytekin’ nasıl doğdu?
Aslında ‘clinic’ değil ‘muayenehane’ deme-yi tercih ederim. Web sayfası clinicbaytekin.com olduğu için hepimizin diline ve aklına o şekilde yerleşti. Kuruluş aşamasında ilk önce kliniğin felsefesini oluşturmak için çaba gösterdik. Plas-tik ve cerrahi hastalarının ameliyat öncesi ve sonrası ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yapı oluşturmak istiyorduk. Ameliyat sonrası bakım, masaj, lenfatik drenaj, fraksiyonel lazer gerekirse epilasyon gibi hastalarının tüm ihtiyaçlarını bir çatı altında karşılayabilecekleri, ameliyat sonrası başka bir yere göndermemize gerek olmayan bir yapı oluşturmaya çalıştık. Bunu yaparken özellikle birinci önceliğimiz hasta güvenliği olmalıydı. Hasta güvenliğini en üst seviyede sağlayabilmek için eleman eğitimlerine, sterilizasyona, hijyen koşullarına ve kullanılan malzemelerin özelliklerine azami dikkat gösterdik. Yaptığımız uygulamaların anlaşılabilir ve sonuç verir işlemler olması bizim için çok önemliydi. Gelen her hasta yaptığımız işlemden bir sonuç almalıydı ve bu işlemler herkese maddi olarak eşit ulaşılabilir seviyede olmalıydı ve bu şeffaf olarak kişilere sunulabilmeliydi. Klinikte farklı bakış açılarının birlikte hareket etmesinin daha etkili olacağını kabul ettik. Ekibimizi diyetisyen ve beslenme uzmanı, cerrahi hemşire ve estetisyenlerle zenginleştirdik. ‘Clinik Baytekin’ düşüncesi bu şekilde oluştu. Bu sürecin devamında özellikle hastaların istekleri için onların iş güç kaybını en aza indirgeyecek, işler sonrası iyileşmelerinin en hızlı olabileceği yeni teknolojik yöntemleri kendi bünyemizde ilk önce denemeyi biz emin olduktan sonra hastalarımıza sunmayı bir gelenek haline getirdik.

Yeni estetik uygulamalara ve yeni estetik cihazlara nasıl yaklaşıyorsunuz?

Yeniliklere mesafeli değil, güvenli bir şekilde yaklaşıyoruz. Yeni cihazlar, teknolojik gelişmeler veya yeni uygulamalara mesafeli değiliz ama dikkatli bir şekilde yaklaşmayı tercih ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ne olursa olsun, bizim için önemli olan, hastanın uzun dönemde üzerindeki sineceği etkiler. Erken dönemde çok iyi olan kimi uygulamalar uzun dönemde istenilen sonucu veremiyor veya hastanın zararına olabiliyor. Onun için kendi bünyemize kattığımız uygulamalarda hastalar üzerinde ki uzun dönem sonuçlarının kanıtlanmış olması, hastalara gerçekten bir sonuç vermesi ve hastaların ihtiyacına cevap vermesi, hastaların güvenliğini tehlikeye atmayacak uygulamalar olması bizim için en önemli kavramlar.

2

Sizin gözünüzden estetik anlayışını görmek istersek bize nelere söyleyebilirsiniz?

Estetik düşüncesinin iki tane bileşeni vardır. İlki, tüm dünyada hatta zamandan ve kültürden bağımsız olarak kabul edilen bir güzellik ve estetik anlayışı… Bunu temel olarak kabul ederek davranırız. Ama bunun üzerine her cerrah veya her uygulamacı, kendi beğeni veya kendi dünya görüşünü, hastanın dünya görüşü ile buluşturarak aktarır. Bunda bölgesel özellikler önemlidir ancak sizin de dediğiniz gibi cerrahın bakış açısı da çok önemlidir. Benim şahsi bakış açımda temel olarak karşıdaki insana ve karşındaki yapıya saygı duymak ön plandadır. İkincisi, ‘sadece be-nim beğendiğim doğrudan ziyade, hastanın ve hastanın çevresinin beğendiği ve benim gerçekten doğru gördüğüm düşüncelerin bir araya gelmesi doğrudur’ düşüncesine inanıyorum. Aynı şekilde; daha fazla, daha hızlı veya daha çok yerine, gerektiği kadar, doğallığı bozmayacak ölçüde uygulama yapmayı tercih ediyorum. Son bir şey daha, ne olursa olsun her türlü estetik görüş bilimsel bir altyapı ile desteklendiği zaman etkili olabiliyor.

4

Sadece İzmir’den değil, İstanbul’dan, Türkiye’nin diğer şehirlerinden ve yurt dışından da oldukça yoğun bir hasta potansiyeliniz olduğunu biliyoruz, bunu neye borçlusunuz?

Evet gerçekten doğru. Özellikle, şu dönemlerde İstanbul ve yurt dışından oldukça yoğun bir hastamız var. Bunun nedenini çok net olarak söyleme şansım sanırım yok. Birincisi İzmir’den İstanbul’a giden bir çok kişi var. Ne olursa olsun insanlar tanıdıkları, bildikleri yerlerde, güvenli yerlerde işlemlerini yaptırmak istiyorlar. Bunun etkisi olabilir… İkinci olarak da şunu söyleyebilirim, referans çok önemli hastalar için… Benim hastalarımın % 95’i, hatta daha fazlası referans ile gelir muayenehaneme. İzmir’den İstanbul’a gelen kişiler özellikle genç nesil oluyor. Bu etkenle sanırım bir şekilde referans mekanizması İstanbul’da da devam edebiliyor. Yurt dışından gelen hastalarımla ilgili olarak da yine referansın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun, siz ne yaparsanız yapın bir hastanın sizi tavsiye etmesinden daha önemli bir reklam aracı yoktur. En önemli şeyin, birikim için, bir hastanın memnuniyetini başka birisine iletmesi olduğunu düşünüyorum.

 


Bir Cevap Yazın