Onur Erol “Moda adına her geçen gün kendimi yeniliyorum”

oe 6

BSN_2771 Sizi daha yakından tanıyalım.  Kendinizi ve yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz?
30 Mayıs 1978 Rize doğumluyum. İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda modelliğe merak sardım ve modellik yapmaya başladım. Yine aynı yıllarda mutfağa olan merakım beni Papermoon’un kapısını çalmaya kadar zorladı. Öğrenme arzusuyla yaptığım bu atılımla harika sonuçlar aldım. İtalyan yemekleri konusunda uzmanlaştım. Hatta makarnaları kendi elimle yapacak kadar ustalaşarak Papermoon’da aşçı olacağım 6 yıllık bir döneme başladım.
Daha sonrasında mutfağın bana yetmediğini anladım. Mutfağa ek olarak çeşitli işletmelerin diğer tüm bölümlerinde yer almaya ve yeme-içme-eğlence sektöründe işletmeciliği öğrenmeye başladım. Ve son olarak kendimi ‘Aşşk Kahve’de buldum ve hala burada Aşşk’la çalışmaya devam ediyorum.
1 yıl kadar Jetset İstanbul gazetesinde ve internet sitesinde yeme-içme üzerine yazılar yazarak deyim yerindeyse “oyalandım”. Çünkü yazma yeteneğim beni şiirlerimi sosyal ağlarda paylaşmaktan öteye götürdü ve sonunda beni ilk şiir kitabımı derlemeye itti.
“Ve Aşk… “ isimli ilk şiir kitabım böyle doğdu. 2010 yılının Temmuz ayında rafIarda yerini almış oldu. Sonrasında blog camiasına giriş yaptım.  Şu anda her iki işi de elimden geldiğince iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz, açıklayabilir misiniz?
Aslında halkla ilişkiler alanında çalışıyorum.  Yukarıda bahsettiğim gibi Aşşk Kahve’de yıllardır çalışıyorum. Kafe yönetimi dışında bildiğiniz gibi moda yazarıyım. Erkek modası adına kendi yaptığım kombinleri oluşturup bunları sosyal platformlarda ve bana ait olan bloğumda yazıyorum. Tüm bunların dışında lifestyle ile ilgili çalışmalarım da oluyor. Örneğin,  kültür turları, yeme – içme ve yaşam tarzı adına bir çok faaliyet içindeyim.

Moda ve alışverişe ilginiz ne zaman başladı? Bu işe nasıl başladınız?
Alışveriş her zaman hayatımda vardı. Her zaman şık olmayı isterdim ve ve buna uygun kıyafetleri almak için çaba gösterirdim. Yani kendimi bildim bileli moda her daim benimleydi… Moda yazarı olmaya benim gibi bir moda yazarı olan Meriç Küçük sayesinde başladım desem doğru olacaktır.  Onun blogger olması benim bu konu hakkındaki düşüncelerimi tamamen değiştirdi. Erkek bloggerların azlığı da bu işe atılmamda etkili oldu.

Alışveriş ve modanın hayatınızdaki yeri ve önemi nedir?
Moda ile ilgiliyseniz alışveriş ile de ilgili olmak durumundasınız. Yeni trendleri yakalamak zorundayız ve bu yüzden de alışveriş bizim işimizin büyük bir parçası aslında. Bu yüzden işimizin en önemli  kısmını alışveriş tutuyor.

Güzel giyinmek ne anlama geliyor sizce?
Güzel giyinmeyi, kendine yakışanı giymek olarak tanımlayabilirim. Birçok insan herşeyin kendine yakıştığını düşünebilir. Fakat bu çoğu zaman yanlıştır. Bu yüzden insanlar kendilerine yakışanı doğru zamanda, doğru kombin ve renklerle oluşturmalılar.

Giyim tarzınız hakkında bilgi verir misiniz?
İşte bu biraz karışık bir durum. Yapmış olduğum iki farklı iş, rahatlığıma düşkünlüğüm ve bir de bolca davet işin içine girince sorun yaşayabiliyorum. Şaka bir yana gündelik yaşamda benim için en önemli olan şey rahatlıktır.  Gün içerisinde yerinde duramama hali içindeyim. Bu yüzden rahatlığa önem veririm. Ama bunu dışında özel davetler ve günlerde ne giyeceğimi iyi bilenlerdenim.onurolstyle

Nerelerden alışveriş yaparsınız?
Genel olarak Nişantaşı bölgesinde yaşadığım için alışveriş yapmak benim için çok kolay. Elimin altında birçok markayı bulabiliyorum. İşimden dolayı çoğu zaman yurtdışındayım. Bu da benim için bir avantaj… Her gittiğim yerden muhakkak bir şey alıyorum. Tüm bunların dışında istediğim özel tasarım bir parça varsa internetten alışveriş yaparım.

Asla giymem ve kullanmam dediğiniz şeyler var mı?
Bu soruyu 2 yıl öncesinde sormuş olsaydınız takım elbise derdim. Ama  yaptığım birçok çekimde benimle öyle bir bütünlük sağladı ki,  artık giymeyeceğim hiç birşey yok. Bu konuda önemli olan kombinlemeyi iyi yapmak!

Gardırobunuzun olmazsa olmazı, joker parçaları nelerdir?
Siyahlarım… Gradorobumda mutlaka 4-5 adet aynı renk ve kesimde siyah kot pantolonum, t-shirtüm ve ceketim olduğunu söyleyebilirim. Bahsetmiş olduğum gibi günün koşturmasına yetişmem gerekiyor bazen… Bu durumda yardımıma koşan olmazsa olmaz parçalarım bunlar.

Moda ve stil konusunda en başarılı gördüğünüz kişiler kimler ?
Özellikle yurtdışında bir çok modacıyı ve bloggerı takip edip onlardan ilham aldığım doğrudur.
İsim verecek olursak, Marino Di Vaio , Tom Ford gibi isimler ilk aklıma gelenlerden…

Okuyucularımıza verebileceğiniz moda ve stil önerileriniz neler?
Moda çok yönlü bir kavram. Erkek modası ise kısıtlı gibi görünen ama bir o kadar da geniş olan bir alan.  Örneğin; kadınlar kombinlerini bir parça elbise giyerek tamamlarken,  erkekler üç-dört parça ile tamamlıyor. Giyimde en önemli şey, seçilen renklere dikkat etmek ve kıyafeti nerede giyeceğinizi göz önünde bulundurmak.

Acil zamanlar için kurtarıcı olarak gördüğünüz parçalar neler?
Acil alarmı an içinde kesinleşen bir davet olarak alıyorum.  Varsayalım ki bu davet özel ve nezih bir yerde düzenlenen bir lansman olsun.  Mevsimlerdense bahar… İlk olarak İtalyan kesimli lacivert bir pantolon üzerine beyaz bir gömlek ve herhangi bir renkte blazer ceket ile günü kurtarabilirim.

Kendiniz ve moda ile ilgili gelecek planlarınız var mı?

Her geçen gün moda adına kendini yenilediğim doğrudur. Çünkü moda zamanla değişiyor ve doğal olarak biz de  ona ayak uyduruyoruz.
Kendi markamı oluşturmak veya güçlü bir Türk markası ile kapsül koleksiyon yapmak gibi bir hayalim var. Bunun dışında kitaplarıma dönmek istiyorum. Hazırda olan ve yazılacak birçok roman beni bekliyor.

Giyim konusunda sık yapılan hatalar nelerdir?
Çoğu erkek giyinmiyor diyebilirim… Sadece herhangi bir t-shirt veya pantolonla  günü geçirebiliyorlar.
Aslında biraz dikkat edilse çok fazla para harcanmadan son derece trend ve şık görünmek
mümkün. Yani şunun altını çizmek istiyorum, iyi giyinmek marka giyinmek değildir. Artık günümüzde birçok markanın herkese hitap edecek çok güzel koleksiyonları bulunuyor.

Bu kadar çok sevilmenizinoe 6 ve takip edilmenizin sebebi nedir?
Doğallıktan olduğunu düşünüyorum. Hayata bakışımı bloğuma ve sosyal medya hesaplarıma yansıtıyorum. İnsanlara samimi ve içten cevap vermeye özen gösteriyorum. Bence tüm mesele bu,  “kendin olmak”…

Blog yazarlığının ülkemizde durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada her iki cins için konuşacağım: Blog yazın! Yukarıda bahsettiğim tam da bu, İnstagram ve diğer sosyal mecralar çıktığından beri bir çok blogger yazmayı bıraktı. Biraz özgün olmak ve bolca yazmak gerekiyor diye düşünüyorum açıkçası…


Bir Cevap Yazın