“İnanmadığım ve beni heyecanlandırmayan hikayede yer almam”

Okumadan yaşanmayacağını söyleyen, olabildiğince dolu yaşamayı, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi isteyen, oyunculuğu yaşamının bir parçası olarak nitelendiren ekranların sevilen yüzü Nebil Sayın ile Diva Magazin’e özel keyifli bir röportaj yaptık. Çalışmalarından ve yaşamının detaylarından okuyucularımız için bahseden Sayın sorularımızı içtenlikle yanıtladı…

 divamagazin-NEBİL SAYIN FOTO

· Nebil Bey, dizilerde oynadığınız iyi karakterde de kötü karakterde de çok başarılısınız. Sizi artık ekranlarda görmeye alıştık ve çok da seviliyorsunuz. Peki, ekranda gördüğümüz Nebil Sayın dışında siz kimsiniz?

Yani… Herkes gibi; soğukta üşüyen, sıcakta terleyen, canı yanınca ağlayan, mutluyken tebessüm eden oldukça sıradan bir insanım.

· El yapımı deri eşya ve tasarım yapıyorsunuz. Sanatçının içindeki sanat tutkusu hiç bitmiyor sanırım. Ne hissediyorsunuz tasarım aşamasında?

Güzellikler üretmek beni sağaltıyor. Tasarımlarımın işleviyle ve estetik yanıyla kullanacak kişileri mutlu etmesi düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor.

· Çocuklarınız olduğunu biliyoruz. Nebil Sayın nasıl bir baba? Onunla ilişkiniz nasıl?

Bir oğlan ve bir kız babasıyım. 7 yaşında oğlum Bilge ve 20 yaşında kızım Julia var. Kızım fotoğraf çektirmekten hoşlanmadığı için pek sosyal medyada görünmüyor. Nasıl bir baba olduğumu bence onlara sormalısınız. Onların nasıl evlat olduğuna gelince, ikisi de harika birer arkadaş. Her ikisiyle de çok eğleniyorum ve onlardan çok şey öğreniyorum.

· Oyunculuk maceranız nasıl başladı? Oyunculuk sizin için nasıl bir tutku?

16 yaşındayken hikâye kurma ve canlandırma düşüncesi tamamen aklıma yatmıştı. O yıl itibarı ile hayatımın kalan ķısmına aktör olarak devam etmeye karar verdim. Bu kararın üstesinden tam 31 yıl geçmiş. Geriye baktığımızda uzun bir zaman…

· Türkiye ve dünyada dizi sektörünün durumunu nasıl yorumlarsınız?

Avrupa ve ABD’de harika işler yapılıyor. Türkiye’de vasatın üstünde işler yeni yeni başladı. Dizi süreleri mantıklı bir şekilde düzenlenir, çalışanların ekonomik ve hukuki haklarında bir iyileştirmeye gidilirse Türk dizileri AB ve ABD standartlarını geçer, bu potansiyel fazlasıyla var.

· Yer aldığınız projeler öncesi nasıl bir hazırlık süreci yaşıyorsunuz? Bir rolü kabul etmenizdeki önceliğiniz ne?

Dünyadaki oyuncu sayısı kadar role hazırlanma biçimi var, ben rol dramaturjisine önem veriyorum. Senaryoyu defalarca okuyorum. Bize teklif geldiğinde oynayacağımız karakterle ilgili bir ön bilgi verilir, oynayıp oynamayacağımıza bu ön bilgi ışığında karar veririz fakat raiting vs. sebeplerle süreç içinde oynadığınız karakter size verilen ön bilgiyle alakasız bir tipe evrilebilir. Benim için hikâyede ve karakterde tutarlılık önemlidir. Beğenmediğim, inanmadığım ve beni heyecanlandırmayan hikâyede oynamam, oynayamam. Beceremem yani bünyem kaldırmaz.

· Yaşamınızdaki en önemli şey bundan sonra da oyunculuk mu olacak? Yoksa, “Bir süre yaparım, sonra elimi eteğimi çekerim bu işten, tasarımlarıma geri dönerim” mi diyorsunuz?

Oyunculuk yaşamımdaki en önemli şey değil, yaşamımın bir parçası. Tasarım yapmak, şarkı söylemek ve yazmak da öyle. Yaşadığım sürece koşullara göre bunlardan biri öne çıkar, diğerleri de ona back vocal yapar, şimdiye kadar olduğu gibi.

divamagazin-NEBİL SAYIN 2

· Şu an neler yapıyorsunuz, bir gününüz nasıl geçiyor?

Şu ara söyleşiler, yaz kampları ve workshoplarla geçiyor zamanım. Ayrıca oyun provalarında yer alıyorum.

· Siz dışarıda, sokakta “Sessiz, sakin, fazla konuşmayı sevmeyen biri…” gibi bir izlenim veriyorsunuz. Tanınmış biri olmaktan rahatsızlık duyduğunuz oluyor mu?

Yaptığın işle tanınmak, sevilmek elbet de harika bir şey. Fakat fazla ilgi zaman zaman sosyal hayatı zorlaştırabiliyor.

· Yazarlığınız da var bildiğim kadarıyla. Hala yazıyor musunuz? Yoksa yazma serüveniniz eskilerde mi kaldı? İleride bir kitabınızı raflarda görebilecek miyiz?

Evet, yazıyorum yazmayı seviyorum. Kitapçı raflarını bilmiyorum ama yazdıklarımın okunmasını isterim tabi.

· Yazarlık kısmından sonra, okur olmakla ilgili de sorum olacak, çok okur musunuz?

Okumadan yaşanır mı hiç?

· Hayatta pişman olduğunuz şeyler var mı?

“Keşke yapmasaydım”lı pişmanlıklarım yoktur ama “Keşke yapsaydım”lı pişmanlıklarım çok fazladır.

· Sizi yakın zamanda beyazperdede yeniden görecek miyiz?

Evet göreceksiniz.

divamagazin-NEBİL SAYIN 1

· “İşte oyuncu bu” dediğiniz; Türkiye’den veya yurt dışından hayran olduğunuz bir oyuncu var mı?

O kadar çok ki birini söylesem diğerlerine ayıp olur.

· İzmir’de yaşayan biri olarak İstanbul’daki projelerde yer almak sizi zorluyor mu? Çünkü genelde tam tersi oluyor ya, İzmir’deki sanatçılar İstanbul’a yerleşiyor… İzmir hakkında neler söyleyeceksiniz? Bu şehir size ne ifade ediyor?

Yok zor olmuyor. İzmir’e 3 yıl önce rahat, havası temiz; doğal ve taze gıdaya kolay ulaşılan, insanların yüzünün güldüğü, aydınlık bir şehirde yaşamak istediğimiz için geldik ve her gün ‘İyi ki geldik’ diyoruz.

· Geleceğe yönelik planlarınız neler?

Planım ne olabilir ki? Olabildiğince dolu yaşamak, mutlu olmak ve mutluluk vermek. Zamanı gelince de fazla uzatmadan gülümseyerek ölmek.


Bir Cevap Yazın